Kayıt Ol       Üye Girişi       Tartışma Forumu       Anasayfam Yap       Doktora Sor  
kadın hastalıkları ve doğum danışma hatları ankara izmir istanbul konya
      Anasayfa
      Tartışma Formu
      Gebelik ve Doğum
      Sanal Gebelik Takibi
      Aile Planlaması
      Jinekoloji (Kadın Sağlığı)
      Meme hastalıkları kanser
      İnfertilite (kısırlık)
      Menopoz ve Osteoporoz
      Cinsel Bilgiler
      Bebek ve Çocuklar
      Diyet ve Beslenme
      Otomatik Hesaplayıcılar
      Doktora Sor
      Sözlük
      İsim bankası
      Görüntü Arşivi
      Site Haritası
      Site Hakkında
      Yasal Uyarı
      Kaynakça
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     
 

Erkek infertilitesini oluşturan faktörler

Gebelik oluşturamayan bir çiftte sorun %40 oranında erkekle ilgili, %20 durumda da hem erkek hem de kadınla ilgilidir.

Testisler (Yumurtalıklar)

Testisler skrotum adı verilen yumurtalık torbalarında yerleşmiş bir çift bezdir. Testisler erkek karakteristiklerinin gelişmesini sağlayan testosteron hormonunun (erkeklik hormonu) salgılanmasından ve sperm hücrelerinin üretiminden sorumludur. Testisler, seminifer tübüller olarak adlandırılan sperm hücrelerinin üretildiği ipliksi tübüllerden ve bu tübüllerin etrafında yerleşmiş testosteron hormonu salgılayan Leydig hücrelerinden oluşur. Spermler epididimis adı verilen ve testislerin üst kısmında yerleşmiş yapı aracılığıyla vas deferense (sperm kanalına) boşalır.

Erkeklik hormonunu üreten Leydig hücreleri oldukça dayanıklı hücreler olmasına rağmen sperm üreten seminifer tübüller çok hassas yapılardır. Bu yüzden infertilite problemi olan bir çok erkekte sekonder seks karakterlerinin gelişimi ile ilgili bir problem görülmez.

Sperm Üretimi ve Hormonal Kontrolü

Sperm üretimini hormonlar kontrol eder. Beynin alt kısmında yerleşmiş olan hipofiz bezi FSH ve LH hormonlorunu üretir.
 
bullet

FSH: Seminifer tübüllerden sperm üretimini uyarır.

bullet

LH: Leydig hücrelerinden testesteron üretimini uyarır.

bullet

Testosteron: Sperm üretimi ve erkeksi karakteristiklerin gelişimi için gereklidir.

Seminifer tübüllerin alt kısmında bulunan germ hücreleri gelişmeye başlar, spermatogenez olarak adlandırılan 64 günlük süreçte sırası ile spermatogonia, spermatosit, spermatid ve spermatozoa adı verilen hücreler oluşur. Sperm hücrelerini gelişip olgunlaşma döneminde tübüllerde bulunan Sertoli hücreleri besler. Olgunlaşan sperm hücreleri seminifer tübüllerin üst kısmına gelir ve epididimisten geçerken hareketlilik kazanır.

Ejakülasyon öncesinde seminal bezler ve prostat bezinden salgılan sıvılarda meniye karışır. Meninin ilk kısmı çinko, yağlı bileşikler, amino asitler ve enzimler içerir. İkinci kısmı ise spermlerin kadın üreme organları içinde ilerleyebilmeleri için rahim ve tüplerin kasılmasını sağlayan, spermleri besleyen ve vajinanın asit ortamını nötralize eden maddeler içerir.

Sperm hücresinin yapısı

Uzunluğu 0.05 mm olan sperm hücresi üç kısımdan meydana gelir. Sperm hücresinin baş kısmı genetik materyali içerir. Boyun sperm hareketi için gerekli enerjiyi, kuyruk kısmı ise sperm hareketini sağlar.

ERKEK KISIRLIĞININ NEDENLERİ

Erkek üreme sağlığını hormonlar, sperm üretimi, sperm kanallarında spermin taşınması ve cinsel fonksiyonlar etkiler. Bunlardan herhangi birindeki bozukluk infertiliteye neden olur.

Kriptorşizm (inmemiş testis)

Doğumda veya doğumdan sonra en geç bir yıl içinde testisler skrotuma (yumurtalık torbasına) iner. Testislerin her ikisinin veya bir tanesinin skrotuma inmemesi kriptorşizm olarak adlandırılır. Bu vakalarda karın içinde yukarıda kalan testisler daha yüksek ısılara maruz kaldıkları için sperm üretimi bozulur. Çift taraflı inmemiş testis vakalarında azoospermi (menide hiç spermin olmaması) görülebilir. İnmemiş testis vakalarında ileride testis tümörü gelişme ihtimali de fazladır.

Testisler 1-2 yaşları arasında cerrahi ile skrotuma indirilirse ileride üreme sağlığı olumsuz etkilenmez. Erken tedavi edilmemiş vakalar yardımcı üreme teknikleri ile çocuk sahibi olabilir.

Testis Tümörleri

Testis tümörü nedeni ile tedavi gören erkeklerde infertilite sık görülür. Kemoterapi için kullanılan ilaçlar ve radyoterapi sperm üretimini olumsuz etkiler. Bu vakalardan tedavi öncesinde alınan sperm örnekleri dondurularak saklanır.

Testiküler Travma (yaralanma)

Testislerde meydana gelen yaralanmalar infertilite ile sonuçlanabilir. Travma sonrası testislerde bulunan Sertoli hücreleri kan dolaşımına karışarak antisperm antikorlarının oluşmasına ve infertiliteye yol açar.

Varikosel

Skrotumda testislerin etrafında oluşan varisli damarlardır. Genişlemiş venler erkeklerin %15' inde görülür. Her varikoseli olan erkek infertil değildir fakat infertilite nedeni ile değerlendirilen erkeklerin yaklaşık üçte birinde varikosel vardır. Spermatik venlerin (damarların) kapakçıklarının olmaması veya çalışmaması nedeni ile kan geriye doğru kaçarak göllenir. Vakaların %90'ında sol tarafta görülür.

Varikosel;
 
bullet

Kan akımının yavaşlamasına bağlı olarak skrotumda ısı artışına neden olarak,

bullet

Sol böbrek üstü bezinden gelen ters yöndeki kan akımı testislerin yüksek düzeyde toksik atıklara maruz kalmasına neden olarak,

bullet

Üreme hormonlarının dengesinin bozulmasına neden olarak

infertiliteye yol açar.

Muayene sırasında varikoselden şüphelenildiğinde Dopler Ultrasonografi incelemesi ile tanı kesinleştirilir.

Enfeksiyonlar

Üreme organlarındaki enfeksiyonlar infertiliteye yol açabilir. Gonore (bel soğukluğu), tüberküloz ve bazı bakteriyel enfeksiyonlar sırasında meydana gelen iltihabi reaksiyonlar üreme kanallarında tıkanıklıklara yol açar. Bakteriyel enfeksiyonlar sperm hareketini bozarak ve gelişmekte olan sperm hücrelerine zarar vererek infertiliteye neden olabilir.

Kabakulak özellikle geç yaşta geçirildiğinde testis tutulumu görülür ve seminifer tübüllerde kalıcı hasar oluşur.

Cinsel temas yolu ile bulaşan ve oldukça yaygın olarak görülen klamidya, mikoplazma ve üreoplazma enfeksiyonları da sperm kalitesine bozarak infertiliteye neden olabilir. Bu enfeksiyonların erken tanı ve tedavisi önemlidir.

Sistemik Hastalıklar

Yüksek ateşli hastalıklar üreme sağlığını olumsuz etkiler. Yüksek ateş birkaç saat içinde sperm hücrelerine zarar verir. Yüksek ateşli hastalık geçiren bir erkekte yaklaşık 3-4 hafta sonra sperm sayısında ve normal yapıdaki spermlerin oranında azalma görülür.

Böbrek ve karaciğer hastalığı olan erkeklerde üreme hormonları azalır. Böbrek hastalarında impotans, cinsel isteksizlik, sperm üretiminde azalma görülür. Özellikle sık diyalize giren hastalarda hormonal dengesizlik ve sperm üretiminde azalma görülür. Bazı alerjik reaksiyonlardan sonra da sperm kalitesinde bozulma görülmektedir.

Üreme Kanallarında Tıkanıklık

Üreme kanallarında meydan gelen tıkanıklıklar spermin dışarı çıkışını engeller. Enfeksiyonlar, yaralanmalar, cerrahi işlemler kanallarda tıkanıklıklara neden olabilir. Bazı erkeklerde ise kanallar doğuştan yoktur. Her iki tarafta da tam tıkanıklığın olduğu durumlarda menide hiç sperm bulunmaz. Bu vakalarda FSH düzeyleri normaldir.

Retrograd Ejakülasyon (Geriye Boşalma)

Ejakülasyon (boşalma) sırasında meninin mesaneye doğru geriye akmasıdır. Bu vakalarda boşalma sırasında bazen çok az meni dışarı akar bazen hiç akmaz. Bu durum diabet (şeker hastalığı), multiple skleroz, mesane boynu yaralanmaları ve prostat ameliyatları sonrasında veya hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu vakalardan alınan idrar örneklerinden spermler ayrıştırılarak aşılama yapılabilir.

Nörojenik (Sinir Sistemine ait) Nedenler

Omurilik zedelenmeleri; ejakülasyonun olmamasına, ereksiyon (sertleşme) problemlerine, cinsel ilişkinin gerçekleşmemesine ve sperm üretiminin azalmasına neden olur. Elektrik uyarı ile bu vakalarda ejakülasyon gerçekleştirilebilir.

Endokrin Bozukluklar

Üreme hormonlarının üretimi ve salınmasını hipotolamus, hipofiz bezi ve testisler tarafından kontrol edilir. Hipofiz bezinden LH (Luteinize edici hormon) ve FSH (Folikül stimüle edici hormon) salgılanır. Bu hormonların salınımını hipotalamustan salınan GNRH adı verilen hormon kontrol eder. Testislerde testosteron üretilir ve testosteron genital organlar dışındaki dolularda androjenlere (erkeklik hormonu) ve östrojenlere (kadınlık hormonu) dönüştürülür.
 
bullet

Hipogonadotropik Hipogonadizm;
Genellikle doğuştan olan bu durumda GNRH eksikliğine bağlı LH ve FSH düzeyleri düşer. Bu vakalarda koku alma problemi de vardır.

bullet

Kalman Sendromu;
İzole GNRH eksiliğinin görüldüğü bu sendromda koku alamama, küçük penis, inmemiş testisler ve yarık damak-yarık dudak gibi orta hat defektleri de görülebilir.

bullet

İzole LH eksikliği;
Önük sendromu olarak da bilinen bu durumda testisler büyük olmasına rağmen sekonder seks karakteristikleri iyi gelişmemiştir. Vücuttaki tüy dağılımı ve sıklığı ergenlik öncesi gibidir, iskelet sistemi gelişimi iyi değildir. Hipofiz bezinin çalışmamasına bağlı görülen bu durumda LH ve testosteron düzeyleri düşüktür, FSH düzeyi normal olabilir.

bullet

Hiperprolaktinemi veya Postpubertal Gonadotropin eksikliği;
Hipofiz bezinde oluşan tümörlere bağlı göğüslerde büyüme, süt gelmesi, impotans görülür, sperm üretimi azalır. Testisler küçülür, testosteron düzeyi düşer. Bu tümörlerin tanısı tomografi ve magnetik rezonans incelemesi ile konur.

Bunların dışında böbrek üstü bezindeki bozukluklar, nadir görülen bazı sendromlar, hemakromatoz (vücutta demir birikimi olan bir hastalık), şişmanlık, karaciğer hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri hormonal bozukluklara neden olabilir.

Genetik Bozukluklar

Genetik bozukluklara bağlı testis gelişimi ve sperm üretiminde bozukluklar ve hormonal dengesizlik görülebilir.
 
bullet

Kleinfelter Sendromu;
Beşyüz doğumda bir görülen bu durumda XY cinsiyet kromozomlarının yanında ekstra X cinsiyet kromozomu bulunur. 47 kromozomu olan bu erkeklerde testisler küçük ve sert, sekonder seks karakteristikleri de az gelişmiştir. Bu vakalarda sperm üretimi olmaz. Bu hastalığın mozaik olarak adlandırılan daha hafif formunda sperm üretimi olabilir.

Cinsiyet kromozomlarındaki birçok bozukluk infertiliteye neden olur. Bu vakaların birçoğunda testisler ve sperm üretimi olumsuz etkilenmiştir.

Cinsiyet kromozomlarını etkilemeyen genetik bozukluklar da infertiliteye neden olabilir. Bazı kas hastalıklarında, orak hücreli anemide, Akdeniz anemisinde ve mesaneye ait bozukluklarda infertilite sık görülür. İnfertilitenin eşlik ettiği diğer bir hastalık olan kistik fibroz vakalarında meni miktarı ve sperm sayısı azdır. Bu vakalarda sperm kanalları gelişmemiştir.

Cinsel Fonksiyon Bozuklukları

İmpotans, erken veya geç ejekülasyon gibi boşalma problemleri erkek infertilitesi değerlendirilirken mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Erkek İnfertilitesinde Rol Oynayan Risk Faktörleri

Çevresel faktörler ve yaşam tarzı üreme sağlığını etkiler;
 
bullet

Sigara sperm sayısını, hareketini ve yapısını olumsuz etkiler. Sigara içen erkeklerin eşlerinde düşük ihtimalinin arttığı belirlenmiştir.

bullet

Alkol impotans ve sperm üretiminin bozulmasına neden olur. Kronik alkolizm vakalarında testisler küçülür, testosteron üretimi bozulur.

bullet

Uyuşturucu maddeler sperm kalitesini ve üretimini olumsuz etkiler. Bu maddeler hormonal dengesizliklere de yol açar.

bullet

İlaçlar birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar sperm üretimini olumsuz etkiler, bu etki geçicidir. Antibiyotiklerin birçoğu, parazit ilaçları, depresyon, mide ülseri, hipertansiyon ve alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların erkek üreme sağlığını olumsuz etkilediği gösterilmiştir.

bullet

Kemoterapi kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar sperm üretimine zarar verir. Bu ilaçların bir kısmının etkisi kalıcı olabilir. Kemoterapi öncesinde bu hastalardan ileride kullanılmak üzere sperm örnekleri alınarak dondurulabilir.

bullet

Radyasyon testislerde sperm üreten hücreler radyasyona çok duyarlıdır. Meydana gelen hasarın derecesi ve kalıcılığı radyasyon dozuna bağlıdır. Radyoterapi gören hastalarda sperm üretimi 3-5 yıl içinde tekrar başlayabilir.

bullet

Yüksek ısı özellikle sauna ve sıcak su banyoları sperm üretimini olumsuz etkiler.

bullet

Haşere ilaçları da sperm üretimini olumsuz etkiler.

ERKEK İNFERTİLİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve TANISI

İnfertilite değerlendirmesi için eşlerin hekime beraber başvurmaları gerekir. Hekime başvurmadan önce neler yapılacağını bilmeniz sizi rahatlatacak ve gereksiz strese girmenizi engelleyecektir. Detaylı bir tıbbi öykü, fizik muayene ve semen analizi erkek infertilitesinin değerlendirilmesindeki en önemli basamaklardır.

Tıbbi öykü:

Hekiminiz ilk görüşmede genel sağlığınız, üreme sağlığınız ve cinsel hayatınız ile ilgili detaylı bilgi edinebilmek için size birçok soru soracaktır.
 
bullet

Genel sağlık durumunuz ve sistemik hastalıklar

bullet

Ergenlik dönemi sonrasında kabakulak enfeksiyonu geçirip geçirmediğiniz

bullet

Testislere travma öyküsü

bullet

İnmemiş testis öyküsü

bullet

İnguinal fıtık (kasık fıtığı) varlığı

bullet

Üreme organları ve idrar yollarının enfeksiyonları

bullet

Cinsel temas yolu ile bulaşan enfeksiyonlar

bullet

Üreme organlarına ait geçirilmiş operasyonlar

bullet

Radyoterapi ve kemoterapi öyküsü

bullet

Vazektomi (cerrahi sterilizasyon)

bullet

Sık tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları

bullet

Koku alma bozukluğu

bullet

Görme alanındaki bozukluklar ve memelerden süt gelmesi gibi yakınmaların olup olmadığı

bullet

Cinsel ilişkide bulunma sıklığı

bullet

Ergenlik çağının başladığı yaş

bullet

Cinsel fonksiyon bozuklukları

Diğer Faktörler:
 
bullet

Sigara ve alkol kullanımı

bullet

Son zamanlarda kullandığınız reçeteli veya reçetesiz satılan tüm ilaçlar

bullet

Maruz kaldığınız radyasyon ve diğer çevresel toksinler

bullet

İş yerinizde maruz kaldığınız toksinler ve üreme sağlığınızı etkileyebilecek diğer faktörler

bullet

Yüksek ısı

İnfertilite Öyküsü:
 
bullet

İnfertilite süresi

bullet

Eşinizin infertilite yönünden yapılan inceleme ve tedaviler

Fizik Muayene

Fizik muayene ile infertiliteye yol açan varikosel, testisler, penis, prostat bezindeki anomaliler ve sekonder seks karakteristiklerindeki bozukluklar tespit edilir. Genital organlarınız incelenerek testislerin ve penisin gelişimi değerlendirilir. Vücuttaki kıl dağılımı, iskelet yapısı ve kas gelişimi incelenir.

Erkeklerde memelerin büyümesi jinekomasti olarak adlandırılır. Hormonal bozukluklara bağlı jinekomasti görülebilir. Siroz ve karaciğer yetmezliği gibi sistemik hastalıklarda da jinekomasti görülür.

İnfertilite Tanısı için Yapılması Gereken Testler

Semen analizi, idrar analizi ve hormon analizi erkek infertilitesinin değerlendirilmesinde yapılması gereken ilk incelemelerdir.

Semen analizi:

Erkek infertilitesi incelemesinde en önemli test semen analizidir. İnceleme için meni verilirken dikkat edilmesi gerekenler;
 
bullet

2-5 günlük cinsel perhiz olması

bullet

Örneğin mastürbasyon ile temiz bir kaba alınması

bullet

Örnek alınırken kayganlaştırma amacı ile tükürük, sabun veya şampuan gibi maddelerin kullanılmaması

bullet

Örneğin inceleneceği laboratuara en geç 60 dakika içinde ulaştırılması, özellikle soğuk havalarda sperm örneğinin vücuda temas ederek taşınması uygundur.

Sperm analizinde mililitredeki sperm sayısı, spermlerin hareketliliği ve yapıları değerlendirilir. Ayrıcı meninin miktarı, asiditesi ve içerdiği yuvarlak hücreler belirlenir. Gerekli görüldüğünde antisperm antikor testleri ve mikrobiyolojik incelemeler yapılır.

Normal sperm analizi ;

Meni miktarı : 1.5 - 6.5 ml
Sperm konsantrasyonu : 20 milyon / ml ve daha fazla
Sperm hareketliliği : %50 ve daha fazla
Sperm morfolojisi (yapısı) : %14 ve daha fazla normal yapıda sperm (Kruger kriterlerine göre)

Sperm analizi sonrasında yukarıdaki değerlerin bulunması gebeliğin oluşacağını kesin olarak göstermez. Sperm konsantrasyonu 10 milyon/ml olan erkeklerin eşlerinde gebelik gerçekleşebilirken, sperm konsantrasyonu 60 milyon/ml olan erkeklerin eşleri gebe kalamayabilir.

Sperm üretimini ısı, sigara, alkol, ilaçlar ve enfeksiyonlar gibi birçok faktör etkilediği için normal olmayan örneklerin analizi birer ay ara ile iki veya üç kez tekrarlanmalıdır.

Mikroskopi

Meninin özelliklerinin değerlen-dirilmesinde mikroskobik inceleme çok önemlidir. Mikroskop ile sperm sayısı, hareketliliği ve yapısı değerlendirilir. Ayrıca floresan mikroskobu gibi özel mikroskoplar ile spermlerin akrozom reaksiyonu değerlendirilir, genetik materyali ile ilgili çalışmalar yapılabilir. Elektron mikroskobisi ile ise spermlerin yapısı hakkında çok detaylı bilgi edinilebilir.

Morfoloji

Normal sperm oval başlı, akrozomu kolay seçilen, kuyruk ve başı simetrik olan bir hücredir. Kuyruğun ilk kısmı biraz kalınlaşarak boyun kısmını oluşturur. Spermler özel boyalar ile boyanarak yapıları değerlendirilir.

Krugerin strict kriterlerine göre normal sperm;
 
bullet

2.5-3.5 mm çapında oval biçimde düzgün başı vardır.

bullet

Baş kısmının %40-60'ını akrozom oluşturur.

bullet

Boyun ve kuyruğu düzgündür, kuyruk 50-60 mm uzunluğundadır.

Sperm yapısındaki bozuklular fertilizasyonu engeller. Spermlerin baş, boyun ve kuyruk kısmında yapısal bozukluklar görülebilir. Spermlerin genellikle birden fazla parçası etkilenmiştir.

Aglütinasyon

Menideki antikorların varlığına bağlı spermlerin birbirine bağlanarak kümeleşmesine aglütinasyon denir. Aglütinasyon olduğunda spermlerin hareketliliği ve yumurtayı dölleyebilme yeteneği azalır.

Akrozom reaksiyonu

Akrozom sperm başının ön %50-70'ini kaplayan yapıdır. Akrozom zarının plazma zarı ile birleşmesi ile akrozom reaksiyonu meydana gelir ve bu reaksiyon spermin yumurta zarına bağlanabilmesini sağlar. Günümüzde değişik yöntemler kullanılarak yapılabilen akrozom reaksiyonu testleri ile spermin yumurtayı dölleme yeteneği hakkında fikir sahibi olunabilir.

Antisperm antikorları

Akrozom sperm başının ön %50-70'ini kaplayan yapıdır. Antisperm antikorları erkek ve kadınların serumlarında, menide ve servikal mukusta (rahim ağzı salgısında) bulunur. Antisperm antikorları sperm hareketliliğini ve canlı sperm oranını azaltır, akrozom reaksiyonunu ve spermin yumurtaya bağlanmasını engelleyerek infertiliteye neden olabilir. Serumda IgG ve IgM tipi antikorlar, meni ve servikal mukusta ise IgA tipi antikorlar bulunur. Semen analizinde aglütinasyon tespit edildiğinde antisperm antikorlarının varlığını tespit etmek için test yapılması önerilir.

Hipo-Ozmotik Swelling (Şişme) Testi

Sperm canlılığının belirlenmesinde kullanılan bir testtir. Canlı sperm hücresinin zarı, bütünlüğü bozulmadığı için düşük ozmotik basınçlı ortamlarda hücre içine girer ve bunun sonucunda sperm kuyruğunda şişme görülür. Mikroenjeksiyon sırasında da sperm hareketliliğinin çok az olduğu durumlarda canlı spermlerin seçilmesinde kullanılır.

Testis ( yumurtalık) biyopsisi

Testis biyopsisi, azoospermi veya ileride derece oligozoospermisi olan hastalarda obstrüktif ve non-obstrüktif (tıkanıklığa bağlı ve tıkanıklığa bağlı olmayan) nedenlerin belirlenmesi için yapılır. Testis biyopsisi sonrasında travmaya bağlı hematom (kanama) ve testis dokusunda harabiyet oluşabileceğinden ve günümüzde testis dokusundan elde edilen spermler mikroinjeksiyon işleminde kullanılabildiğinden tanı ve tedavi amaçlı biyopsi aynı anda yapılabilir.

Testis biyopsisinin değerlendirilmesi;
 
bullet

Normal spermatogenez; normal sperm üretiminin olmasıdır, azoospermi veya şiddetli oligospermi vakalarında böyle bir biyopsi sonucu sperm kanallarında tıkanıklığı düşündürür.

bullet

Hipospermatogenez; sperm üretiminde görülen değişik evrelerdeki hücrelerin hepsi olmasına rağmen üretim azalmıştır. Hipotalamus, hipofiz bezi ve testiküler akstaki bozukluklara bağlı görülebilir.

bullet

Matürasyon aresti; sperm üretiminin belli evrede duraklamasıdır.

bullet

Sertoli cell only sendromu; sperm üreten hücrelerin tamamen veya kısmen yokluğudur. Kanser tedavisine veya geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı olabilir.

bullet

Tubular fibroz; testis dokusundaki harabiyetin ileri derece olduğu durumdur. Sperm üreten hücreler ve Sertoli hücreleri kaybolmuş, Leydig hücreleri azalmıştır. Bu durum radyasyon tedavisine, kabakulak enfeksiyonuna, inmemiş testise ve testis dokusunun oksijensiz kalmasına bağlı olabilir.

Endokrinolojik inceleme

Sperm üretimi için erkek seks hormonlarına ihtiyaç vardır. Bu hormonlar ve etkileri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
 
HORMON ETKİSİ
GnRH FSH ve LH hormonlarının salgılanmasını sağlar. Beyinde hipotalamustan salgılanır.
FSH Testisteki sertoli hücrelerini uyararak sperm üretimini sağlar. Hipofiz bezinden salgılanır.
LH Leydig hücrelerinde testosteron sentezlenmesini ve sperm üretiminin devamlılığını sağlar. Hipofiz bezinden salgılanır.
Prolaktin LH'ın Leydig hücreleri üzerindeki etkisini arttırır. Hipofiz bezinden salgılanır.
Testosteron Sperm üretiminin devamlılığını sağlar. Testisteki Leydig hücrelerinden salgılanır.
Estradiol LH sentezini kontrol eder. Karaciğer, kas ve yağ dokusunda testosteronun metabolize edilmesi ile oluşur. %20-25'i Leydig hücrelerinden salgılanır.
İnhibin FSH salınımını engeller. Sertoli hücrelerinden salgılanır.
Aktivin FSH salınımını arttırır. Leydig hücrelerinden salgılanır.

 
     
          Site Uzmanlarımız
Jinekolog Opr. Dr. Ahmet GÖKSEL
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.